Sadece Filtre Yetmez. Duman, Yağ ve Koku Filtrasyonunda Sistemi Doğru Tasarlamak Gerekir!

Sadece Filtre Yetmez. Duman, Yağ ve Koku Filtrasyonunda Sistemi Doğru Tasarlamak Gerekir!

Sadece filtre kullanmakla duman, yağ ve koku problemi çözülmez.

Bir işletme açtınız.

Izgara, döner, fritöz, fırın, ocak veya başka bir pişirme/proses ekipmanı çalışıyor. Ortaya duman, yağ buharı, partikül ve koku çıkıyor.

Çözüm arıyorsunuz.

Bir firma geliyor ve:

“Buraya sulu bir filtre koyalım.”

Bir başkası:

“Fanı biraz büyütelim.”

Bir diğeri:

“Aktif karbon koyalım, koku kalmaz.”

Başka bir yerde:

“Elektrostatik filtre takalım, mesele biter.”

Sonra bir şekilde cihaz kuruluyor.

Para ödeniyor.

Sistem çalıştırılıyor.

Ama bir süre sonra…

Koku hâlâ var.

Duman hâlâ kaçıyor.

Komşulardan gelen şikâyetler devam ediyor.

Filtreler çok çabuk tıkanıyor.

Elektronik güç üniteleri arıza yapıyor.

İçerisi duman altında kalıyor.

Ve sonunda şu cümle geliyor:

“Bu cihaz işe yaramadı.”

Oysa çoğu zaman sorun cihazın işe yarayıp yaramaması değildir.

Sorun, sistemin baştan doğru tasarlanmamış olmasıdır.

Çünkü koku, duman ve yağ filtrasyonu bir “cihaz seçme” işi değil; hava akışı, kirletici karakteri, debi, basınç kaybı, filtrasyon kademeleri, fan, kanal, egzoz hattı ve bakımın birlikte ele alındığı bir mühendislik çalışmadır.

Önce şu bilinmelidir: Koku, duman ve yağ aynı şey değildir.

Bir filtrasyon sistemi tasarlarken ilk yapılması gereken, ortada hangi kirleticinin bulunduğunu doğru belirlemektir.

Çünkü her filtre her kirleticiyi aynı şekilde tutmaz.

Yağ aerosolleri ve yağ buharı; özellikle ızgara, döner, fritöz ve yoğun pişirme yapılan işletmelerde ortaya çıkar. Davlumbaz, kanal ve cihaz çevresinde yağlı ve yapışkan birikimler oluşturabilir.

Buradaki temel yaklaşım:

Ön ayırma + uygun yağ filtresi + doğru koku filtresi + doğru kanal tasarımı + düzenli bakımdır.

Yağlı havayı doğrudan hassas filtrelere göndermek, filtrenin çok kısa sürede kirlenmesine ve sistemin performansının düşmesine neden olabilir.

Duman ve ince partiküller

Gözle görülen duman, gri/beyaz/siyah emisyon veya daha ince partiküller söz konusu olabilir.

Burada yalnızca “bir filtre var mı?” sorusu yeterli değildir.

Kirleticinin kaynağında yakalanması ve prosesle uyumlu partikül filtrasyonunun seçilmesi gerekir.

Elektrostatik filtreler bu tür uygulamalarda kullanılan teknolojilerden biridir. Ancak cihaz üzerinde ESP bulunması, tek başına sistemin yeterli olduğunu göstermez.

Koku

Koku, görünür duman olmadan da ortaya çıkabilir.

Bu nedenle:

“Dışarıdan duman çıkmıyor, demek ki sorun yok.” yaklaşımı teknik olarak doğru değildir.

Koku kontrolünde prosesin niteliği, koku kaynağı, hava debisi, kullanılan filtrasyon teknolojisi ve egzoz düzeni birlikte değerlendirilmelidir.

Uygulamaya göre aktif karbon, ozon  veya başka koku kontrol yöntemleri kullanılabilir.

Ancak aktif karbon kullanmak da tek başına koku problemini çözeceği anlamına gelmez.

Buhar ve nem

Yoğun buhar oluşan uygulamalarda yoğuşma, damlacık oluşumu ve kanal içinde ıslaklık meydana gelebilir.

Bu durumda hava hızı, yoğuşma yönetimi, drenaj ve kanal tasarımı da sistemin bir parçasıdır.

Asıl mesele filtre değil, sistemdir

İyi çalışan bir filtrasyon sistemi ana hatlarıyla şu zincirin tamamından oluşur:

Kirletici kaynak → Davlumbaz / kaynakta yakalama → Ön ayırma → Duman ve yağ filtrasyonu → Koku kontrolü → Fan → Arındırılmış hava çıkışı

Bu zincirin herhangi bir halkası yanlışsa diğerlerinin doğru olması problemi tamamen çözmeyebilir.

Örneğin:

Çok iyi bir filtre + yetersiz davlumbaz = kaçan duman

Çok güçlü fan + yanlış davlumbaz = gereksiz enerji ve yine yetersiz yakalama

İyi filtre + yetersiz fan = gerekli hava debisinin sağlanamaması

İyi filtre + kötü kanal tasarımı = yüksek basınç kaybı ve düşük debi

Yeni aktif karbon + yanlış uygulama = devam eden koku problemi

İyi filtrasyon + yanlış egzoz hattı = çevrede devam eden rahatsızlık

İşte bu nedenle filtrasyon sistemi tek bir kutu olarak değil, bir hava işleme sistemi olarak değerlendirilmelidir.

“Fan çalışıyor, demek ki emiş yeterli” demek doğru değildir.

Bu, sahada en sık yapılan hatalardan biridir.

Fan çalışıyor olabilir.

Hatta oldukça güçlü bir fan da olabilir.

Ama bu, kaynağında yeterli hava yakalandığı anlamına gelmez.

Fan tarafından sağlanan hava debisi;

  • Fanın çalışma noktası
    • Filtrelerin basınç kaybı
    • Kanal uzunluğu
    • Dirsekler
    • Daralmalar
    • Egzoz hattı
    • Diğer ekipmanların dirençleri ile birlikte değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla:

Motor gücü yüksek = sistem yeterli demek doğru değildir.

Doğru soru şudur:

Fan, sistemin toplam basınç kaybına karşı gerçek çalışma koşulunda ihtiyaç duyulan hava debisini sağlayabiliyor mu?

Bu sorunun cevabı hesap ve mühendislik gerektirir.

“Alt kata basınç yapıyor, üst kata basınç yapıyor” da tek başına bir teknik kriter değildir.

İşletmelerde zaman zaman:

“Fan çok güçlü, alt kata basıyor.”

“Fan üst kata basıyor.”

“İçeride negatif basınç oluşuyor.” gibi ifadeler kullanılabilir.

Ancak basınç farkları tek başına sistemin doğru veya yanlış olduğunu göstermez.

Debi, fan çalışma noktası, kanal direnci, bina sızdırmazlığı ve hava dengesi birlikte değerlendirilmelidir.

Yani burada da tek bir parçaya bakarak sonuç çıkarmak doğru değildir.

Ekoloji ünitesinde gerçekten neye bakılmalı?

Bir filtrasyon veya ekoloji ünitesi incelenirken yalnızca cihazın dış görünüşüne bakmak yeterli değildir.

 

 

 

  1. Cihazın teknik kimliği

Marka, model, seri numarası, fan bilgileri, filtre bilgileri, elektrik bilgileri, basınç ve kapasite bilgileri anlaşılabilir olmalıdır.

Teknik bilgisi belirsiz bir cihazın performansını değerlendirmek de zordur.

  1. Hava yönü

Havanın cihaz içerisinde nereden girip nereden çıktığı ve hangi filtre kademelerinden geçtiği belli olmalıdır.

Filtreyi bypass eden açıklıklar varsa cihazın üzerinde doğru filtre bulunması bile yeterli olmayabilir.

  1. Ön ayırma

Yağlı ve yoğun kirleticili hava doğrudan hassas filtrelere gönderilmemelidir.

Yağ ve kaba partiküllerin uygun bir ön kademede ayrılması, sistemin devamındaki filtrelerin ömrü ve performansı açısından önemlidir.

  1. Ana filtrasyon

Kullanılan filtrenin hangi kirleticiyi, hangi prensiple ve hangi kapasitede tuttuğu bilinmelidir.

“Filtre var” demek teknik bir açıklama değildir.

  1. Koku kontrolü

Koku için kullanılan yöntemin gerçekten o prosesin oluşturduğu kokuya uygun olması gerekir.

Koku problemine yalnızca genel amaçlı bir filtreyle yaklaşmak çoğu zaman yeterli değildir.

  1. Fan

Fan seçimi motor gücüne bakılarak yapılmamalıdır.

Debi + toplam basınç kaybı + fan çalışma noktası birlikte değerlendirilmelidir.

  1. Bakım

Filtrelerin temizlenebilmesi veya değiştirilebilmesi gerekir.

ESP hücrelerinin temizliği, aktif karbonun değişim zamanı, fan bakımı ve kanal temizliği gibi işlemler sistemin performansının devamı için önemlidir.

  1. Yağ ve yoğuşma yönetimi

Özellikle yağlı ve nemli hava taşıyan sistemlerde drenaj ve temizlik imkânı bulunmalıdır.

  1. Elektrik güvenliği

Topraklama, pano, koruma elemanları ve elektrik bağlantıları da sistemin bir parçasıdır.

Elektrostatik filtre varsa iş bitmiş midir?

Hayır.

Elektrostatik filtreler özellikle yağ aerosolleri ve ince partikül içeren hava akımlarında kullanılan önemli bir filtrasyon teknolojisidir.

Ancak:

“ESP var.” cümlesi tek başına yeterli değildir.

Şunlar da bilinmelidir:

  • Cihazın hava debisi tasarım kapasitesiyle uyumlu mu?
    • Elektriksel bölüm doğru çalışıyor mu?
    • Alarm veya arıza durumu var mı?
    • Kolektör hücreleri temiz mi?
    • Hücreler yağ ve kirle kaplanmış mı?
    • Temizlik periyodu uygulanıyor mu?
    • Elektriksel izolasyon güvenli mi?
    • Filtre çevresinde hava bypassı oluşuyor mu?
    • Fan, filtrelerin oluşturduğu toplam basınç kaybını karşılayabiliyor mu?

Çünkü iyi bir teknoloji, yanlış uygulanırsa iyi bir sonuç vermeyebilir.

Aktif karbon da sihirli bir çözüm değildir

Aktif karbon, koku kontrolünde kullanılan önemli malzemelerden biridir.

Ancak bir sistemde karbon bulunması:

“Bu işletmenin kokusu artık filtreleniyor.” anlamına gelmez.

Karbonun türü, miktarı, hava debisi, temas koşulları, koku yükü ve kullanım süresi önemlidir.

Karbonun kapasitesi dolduğunda değişmesi gerekir.

Bu nedenle:

“Karbon var mı?” sorusundan daha önemli sorular vardır:

Hangi miktarda karbon var?

Hangi özellikte karbon kullanılmış?

Kullanılan karbon mevcut debi için yeterli mi?

Ne zaman değiştiriliyor?

Değişim kaydı tutuluyor mu?

Dış ortam hava çıkışı da filtrasyon sisteminin bir parçasıdır

Filtre cihazından sonra yapılan egzoz hattı da sistemin önemli bir bölümüdür.

Şunlar birlikte değerlendirilmelidir:

  • Kanalda kaçak var mı?
    • Yağ birikimi var mı?
    • Uygunsuz daralma veya bağlantılar var mı?
    • Egzoz çıkışı çevredeki pencereler veya hava girişleriyle etkileşiyor mu?
    • Atış yönü ve hızı uygun mu?
    • Kanal temizliği yapılabiliyor mu?
    • Filtre ile dış ortam hava çıkışı arasında sonradan yapılan değişiklikler var mı?

Dış ortam hava çıkışının uygunluğu yalnızca: “Kanal uzunluğu fazla mı?” sorusuyla belirlenemez.

Binanın geometrisi, yakın çevre, hava girişleri ve gerçek egzoz koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Bakım yapılmayan en iyi sistem bile performansını kaybedebilir

Bir filtrasyon sistemi satın almak, bakım ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Özellikle:

  • Filtre temizliği
    • ESP hücrelerinin temizliği
    • Aktif karbon değişimi
    • Fan bakımı
    • Kanal temizliği
    • Elektriksel kontroller
    • Debi/basınç kontrolleri düzenli olarak takip edilmelidir.

Filtre kirlendikçe basınç kaybı artabilir.

Basınç kaybı arttıkça fanın sağlayabildiği gerçek debi değişebilir.

Gerçek debi düştüğünde kaynağında yakalama performansı da düşebilir.

Sonuç?

Daha fazla duman.

Daha fazla koku.

Daha fazla şikâyet.

Peki yanlış sistem seçilirse ne olur?

İşte asıl dikkat edilmesi gereken nokta burasıdır.

Koku ve duman filtrasyonunda yanlış yatırımın maliyeti yalnızca satın alınan cihazın bedeli değildir.

Örneğin:

Yanlış filtre seçilir → cihaz değiştirilir.

Yetersiz fan seçilir → fan değiştirilir.

Kanal yanlış yapılır → kanal yeniden yapılır.

Davlumbaz yetersiz kalır → davlumbaz değiştirilir.

Aktif karbon yanlış seçilir → karbon tekrar tekrar değiştirilir.

Dış ortam hava çıkışı yanlış konumlanır → egzoz sistemi yeniden düzenlenir.

Ve bütün bunların üzerine işletmenin çalışması sırasında yaşanan:

  • Koku şikâyetleri
    • Komşu rahatsızlıkları
    • Servis masrafları
    • Enerji tüketimi
    • İş kaybı
    • Yeniden montaj maliyetleri eklenebilir.

Yani başlangıçta birkaç teknik hesap ve doğru tasarım için harcanmayan para, daha sonra sistemi düzeltmek için çok daha yüksek bedeller olarak geri dönebilir.

En pahalı hata: Kopya sistem yaptırmak

Başka bir işletmede çalışan bir sistem gördünüz.

Aynısını yaptırmak istiyorsunuz.

Katalogdan bir cihaz buldunuz.

Debisi benziyor.

Motor gücü aynı.

Filtreleri aynı.

O halde sizin işletmenizde de çalışması gerekir mi?

Hayır.

Çünkü iki işletmenin:

  • Pişirme kapasitesi
    • Kirletici yükü
    • Davlumbaz ölçüsü
    • Hava debisi
    • Kanal uzunluğu
    • Dirsek sayısı
    • Filtre basınç kaybı
    • Fan çalışma noktası
    • Dış ortam hava çıkışının konumu
    • Çevre koşulları aynı olmayabilir.

Aynı cihaz, farklı bir sistemde tamamen farklı sonuç verebilir.

Bu nedenle kopya uygulama, teknik çözüm değildir.

Peki doğru sistem nasıl oluşturulur?

Doğru yaklaşım aslında çok nettir:

Önce proses anlaşılır.

Ne üretiliyor?

Ne kadar üretiliyor?

Hangi ekipmanlar aynı anda çalışıyor?

Sonra kirletici belirlenir.

Yağ mı?

Duman mı?

İnce partikül mü?

Koku mu?

Buhar mı?

Yoksa bunların bir kombinasyonu mu?

Sonra kaynakta yakalama tasarlanır.

Kirleticiyi filtreye göndermeden önce mümkün olduğunca kaynağında yakalamak gerekir.

Sonra filtrasyon kademeleri belirlenir.

Hangi filtre neden kullanılacak?

Hangi sırayla kullanılacak?

Kapasitesi ne olacak?

Basınç kaybı ne olacak?

Sonra fan seçilir.

Gerekli hava debisi ve sistemin toplam basınç kaybı hesaplanır.

Sonra kanal ve dış ortam hava çıkışı değerlendirilir.

Havanın sistem içerisinde doğru şekilde hareket etmesi ve uygun şekilde dışarı atılması sağlanır.

Sonra bakım planı oluşturulur.

Çünkü sistemin bugün çalışması kadar, yıllar sonra da çalışmaya devam etmesi önemlidir.

Koku ve duman filtrasyonu aslında bir “sistem mühendisliği” işidir

Bu nedenle bir filtrasyon sistemini değerlendirirken yalnızca:

“Hangi cihazı alayım?” diye sormak yerine şu soruları sormak çok daha doğrudur:

Kirletici nerede oluşuyor?

Kaynakta ne kadar iyi yakalanıyor?

Hangi filtre neden kullanılıyor?

Filtre kapasitesi gerçek hava debisine uygun mu?

Toplam basınç kaybı ne kadar?

Fan bu basınca karşı gerekli debiyi sağlayabiliyor mu?

Kanal tasarımı doğru mu?

Dış ortam hava çıkışının tasarımı doğru mu?

Bakım nasıl yapılacak?

Filtreler ne zaman temizlenecek veya değiştirilecek?

Sistem performansı gerektiğinde nasıl ölçülecek?

Bu soruların cevabı bilinmiyorsa, aslında henüz sistem tasarlanmamış demektir.

Alperen Mühendislik’in yaklaşımı

Alperen Mühendislik olarak yıllardır endüstriyel iklimlendirme, hava filtrasyonu ve hava akış sistemleri üzerinde çalışıyoruz.

Bu nedenle filtrasyon sistemlerine yalnızca “cihaz” olarak bakmıyoruz.

Bizim açımızdan bir filtrasyon sistemi;

kaynağından başlayıp havanın atmosfere çıktığı noktaya kadar devam eden bir mühendislik bütünüdür.

Prosesin niteliği, kirletici yükü, hava debisi, filtre kademeleri, basınç kayıpları, fan çalışma noktası, kanal geometrisi, dış ortam hava çıkışı koşulları ve bakım gereksinimleri birlikte değerlendirilmeden doğru bir sistemden söz etmek zordur.

Çünkü bizim için mesele yalnızca bir cihaz satmak değil;

doğru hava akışını, doğru filtrasyonu ve sürdürülebilir bir sistemi oluşturmaktır.

Son söz: Ucuz başlayan sistem, pahalı bitebilir

Koku ve duman problemi yaşayan bir işletme için ilk refleks:

“En uygun fiyatlı filtreyi bulalım.” olmamalıdır.

Asıl soru:

“Bu işletmenin ihtiyacı olan doğru sistem nedir?” olmalıdır.

Çünkü yanlış seçilmiş bir sistemin ucuz olması, onu ekonomik yapmaz. Tam tersine; önce satın alıp sonra düzeltmeye çalışmak, çoğu zaman en pahalı yöntemdir.

Koku, duman ve yağ filtrasyonu; bir kutu filtre, bir fan veya bir aktif karbon kaseti değildir.

Bu sistemler; proses + kaynakta yakalama + hava debisi + basınç kaybı + filtrasyon + fan + kanal + dış ortam hava çıkışı + bakım bütünüdür.

Kısacası:

Altı üstü duman ve koku filtrasyonu deyip geçmeyin. Bu konu o kadar da basit değil.

Doğru çözüm, doğru mühendislikle başlar.

İlker KURAN

klimaci.com Akademi